Hac İle İlgili Kavramlar

1. Arafat:

Mekke Şehri'nin 25 km. güney doğusunda bir bölge. Bölgedeki Arafat dağı (Rahmet dağı) yaklaşık 450 metre yüksekliğinde bir tepedir. Rivayete göre Hz. Adem ile eşi Hz. Havva cennetten indiridikten sonra ilk burada buluşmuşlar. Buraya Arafat adının veriliş sebebi ise: Cebrail (a.s.)’in, Hz. İbrahim (a.s.)’e haccın nasıl ve nerelerde yapılacağını öğretirken Arafat’a geldiklerinde ona, “Arefte?” (anladın mı, tanıdın mı?) diye sorması, onun da “Areftü” (anladım, tanıdım) demesinden dolayıdır. Hacılar Arafat'ta vakfeye dururlar. Vakfe için 10 numaralı terime bakınız.

2. Cemi Takdim ve Cemi Tehir:

Kelime manası olarak "sunumu birleştirmek" diye çevirebilebileceğimiz bu terim Vakti girmemiş bir namazı, vakti giren bir namazla beraber kılmaktır. Hanefi Mezhebinde yalnız Hac mevsiminde arefe günü Arafat’ta, öğle ve ikindi, öğle vaktinde kılınır cemaatle kılınır. Cem-i Tehir ise Müzdelife'de ise Akşam namazı yatsıyla beraber kılınacak kadar geciktirilmesi olayıdır. Yalnız başınayken ya da Başka hiçbir zaman Cem’i Takdim caiz değildir.

3. İhram - İhrama girmek:

Hac ve Umre'yle alakalı en temel kavramlardan biri ihramdır. İhram deyince akla ilk gelen şey beyaz dikişsiz elbise olsa bile, esasen ihram, hacca ve umreye gitmeye karar veren kişinin normalde helal olan tırnak kesmek, tıraş olmak, cinsel ilişkiye girmek, Mekke ve çevresinde bitkileri koparmak, yeşillere zarar vermek gibi bazı şeyleri kendisine haram kılmasıdır. Hacca veya umreye giderken haramların başladığı yerde ihram giyilir. İhram dikişi olmayan ve kefene benzeyen iki parçadan oluşan sade bir giysidir. Buna elbise bile demek zordur. Kefeni hatırlatan ihram makam, mansıp, rütbe ve servet gibi bütün farkları sıfıra indirir, herkes fakir ve muhtaç durumdadır. Ama bu ihtiyaç kullara değil, Allah’adır. İhramı giyen insan dünyaya ait her şeyi geride bırakır, takva elbisesini giyer, “Ölmeden önce, ölünüz” hikmet dolu sözüne ittibaen kefen giymiş gibi olur. Kısaca; Hac veya umre için niyet edip , telbiyeyle kuşanılan iki parça örtü.

4. Makamı İbrahim:

Hz.İbrahim’in Kâbe’yi inşa ederken ve insanları hacca davet ederken üstüne çıktığı taşın bulunduğu yer. Kabe kapısının karşısında 10 metre kadar mesafede Makam-ı İbrahim olarak bilinen cam fanusun içinde İbrahim Aleyhisselam’ın Kabe'yi inşa ederken iskele olarak kullandığı rivayet edilen taş üzerinde bulunan İbrahim Aleyhisselam’ın ayak izleri beş ila altı bin yıldan fazla bir zamandan beri muhafaza edilmektedir.

5. Merve ile Safa Tepesi:

Safa, Mekke'nin doğusundaki Ebu kubeys dağının eteğinde Mescid-i Haram'ın kuzeydoğusunda, Merve'den biraz daha daha yüksek ve Kabe'ye daha yakın bir tepedir. Safa'nın tam karşısındaki Merve ise Mekke'nin batısındaki Kuaykıan dağının eteğinde, Harem-i Şerif'in kuzeybatısında ve Kabe'nin Rüknü ırak) köşesinin karşısında yer alır.Kur'an-ı Kerim'de Safa ve Merve'nin Allah'ın koyduğu sembollerden olduğu belirtilmekte, bu iki tepe arasında sa'y etmenin hac ve umre ibadetinin parçası olduğu vurgulanmaktadır (el-Bakara 2/158).

6. Mescidi Haram:

Beytullahın (yani Kübik şeklindeki Kabe yapısının) etrafındaki bögleye denir.Kabede namaz kılınan her yer Mescid-i Haram’a dahildir ve buraya giren emindir.

7. Mina:

Mekke ile Müzdelife arasında, Harem sınırları içinde bulunan bir bölge. Hacıların cemreleri taşladıkları ve kurban kestikleri yer. Cemre dedikleriyse Minâ’da birbirine birer ok uzaklıkta bulunan üç taş kümesidir. Bunlardan birincisine Cemre-i ula(Küçük Şeytan), ikincisine Cemre-i Vusta(Orta Şeytan), üçüncüsüne Cemre-i Akâ’be (Büyük Şeytan) denir.

8. Mik'at:

İhrama girme yeri ve zamanı. Mekke çevresinde, çeşitli bölge ve ülkelerden hacca gelenlerin ihrama girecekleri özel yerleri ifade eden bir fıkıh terimi; çoğulu mevakit gelir. Bir kimsenin hac veya umre için mikatleri ihramsız geçmesi caiz değildir. Aksi halde bir kurban cezası veya mikat yerine dönmek gerekir. Kısaca; afakilerin ihrama girdikleri yerlerdir ki Mekke’ye en uzağı Zülhuleyfe en yakını Yelemlemdir. Afaki ise hacca Mikat dışından gelen kişilere denir.

9. Tavaf etmek:

Kâbe etrafında Hacerü’l-esved hizasından başlayarak yedi defa dönmektir. Tavaf esnasında mü’minler büyük kâinatın küçültülmüş bir numunesini ortaya koyarlar. Çünkü kâinatta yıldız kümeleri, gezegenler, yıldızlar hatta güneş bile kendilerine ait bir yörüngede hareket etmektedirler. Kısaca; Kâbe’nin etrafında, Hacer-i esvedden başlayıp Kâbe sola alınarak yedi kere dönmektir.

10. Vakfe:

"Durmak" demektir. Arefe günü Arafat’ın Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra bir miktar durmaktır.Haccın farzıdır. Hz. Peygamber, " Hac Arafat'tır" (Tirmizî, Tefsîru Sûre 2/22; Ebû Dâvud, Menâsik, 68; İbn Mâce, Menâsik, 57) buyurmuştur. Bu yüzden vakfe yapamayan kimse haccı kaçırmış olur ve ertesi yıl yeniden hac yapar.

 

 

Son DüzenlenmePerşembe, 22 Aralık 2016 12:19
Osman KARAKAYA

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

Yorum Ekle

(*) ile işaretlenmiş zorunlu alanların tümünü doldurduğunuza emin olun. HTML kodları kullanılamaz.